"Biz zaten yapıyoruz."
En sevdiğim başlangıç cümlelerinden biri.
Çünkü genellikle asıl hikaye bundan sonra başlıyor.
“Biz zaten yapıyoruz” ya da “Nasıl yapacağımızı tam olarak bilmiyoruz.”
Bu iki cümleyi duyduğumda merakım artıyor.
Çünkü asıl hikaye çoğu zaman tam burada başlıyor.
30 yılı aşkın süredir satışın, pazarlamanın, liderliğin ve iş dünyasının içindeyim.
Bu süreçte müşteriler, teknoloji, rekabet, satış ve liderlik anlayışı değişti. Ama bazı cümleler hep tanıdık kaldı:
- “Bizim sektör biraz farklı.”
- “Müşteri bizi pahalı buluyor.”
- “Ekip biraz daha motive olmalı.”
- “Rekabet çok fazla, daha iyi olmalıyız”
- ve devamında bir “ama” ile başlayan cümle
O “ama”nın devamını dinlemeyi seviyorum. Sonra birlikte birkaç soruya bakıyoruz:
- Yaptığımızı düşündüğümüz şeyi gerçekten yapıyor muyuz?
- Çabamızı doğru yere mi yöneltiyoruz?
- Dünün doğrularıyla bugünün müşterisine mi ulaşmaya çalışıyoruz?
- En önemlisi, yaptıklarımız istediğimiz sonucu getiriyor mu?
Benim için konu, bilmenin ötesinde, yaptıklarımızı adeta “sanata” dönüştürmekle ilgili
- Farklı bir açıdan bakabilmek, değer yaratacak olasılıkları görmek.
- Öncelikleri belirlemek ve ulaşmak istediğimiz sonuçtan geriye doğru düşünerek bir strateji çizmek.
- Ardından eyleme geçmek ve zamanla davranışlarımızı alışkanlığa dönüştürmek.
Benim işim ve tutkum, performansa giden bu süreci hızlı, keyifli, uygulanabilir kılmak; hayata anlam katmak.
Nasıl geldi size?